Bilim

Işık Hızını Aşarsak Ne Olur

Şuanda Saniyede 298.000 km hızla ilerliyoruz her yer bulanık çevremizdeki her şey birbirine girmiş durumda dünya bir tablonun akan boyaları gibi kayıyor. Şimdi hızımızı biraz daha arttıralım saniyede 300.000 km yani saatte 1.079.282.000 km hızla ilerliyoruz çılgınca gelebilir ama şu anda evrenin en büyük hızına ulaştık. Her şey bir anda durdu hiç kıpırdamıyor gibi insanlar fotoğraf karesindeymişcesine hareketsiz bir halde kalakalmışlar. Kulağa çılgınca gelebilir. Yani saatte 1.079.282.000 km hızı aştığımız anda zamanın duracağı düşünülüyor. Çünkü zaman ışıkla doğru orantılıdır yani ışık hızını aşabilirseniz duracaktır. Fakat bunu sadece siz görebilirsiniz, diğer insanlar normal hayatlarına bu durumdan habersiz şekilde devam edecektir. Tabi bu tahminlerden sadece biri. Daha bir çok müthiş olay bizi bekliyor olacak.


Peki ışık hızına ulaşabilir hatta onu geçebilirmiyiz?

Einstein bunun imkansız olduğunu söylüyor çünkü ışık evrende kaydedilen en büyük hıza sahip ve böylesine bir hıza erişebilmek için ihtiyacımız olan enerjiyi sağlayabilecek hiçbir şey yok. Fakat bilim; bilim adamlarinin imkansız olduğunu düşündükleri şeyleri gerçekleştirerek bugüne kadar geldi. Günümüzde bir çok bilim adamı ışığın hızına ulaşabilmek için teoriler geliştiriyor ve hatta milyarlarca dolarlık yatırımlar bu çalışmaların yapılabilmesi için harcanıyor.

Bir teoriye göre bir tren 100 km hızla uzaya fırlatılırsa bir süre sonra hızının sürekli olarak arttığını göreceğiz çünkü uzay boşluğunda dünyamızdaki gibi bir sürtünme olmadığı için belli noktaya kadar artmaya devam edecektir bu şekilde uzunca bir müddet sonra ışığın hızına erişilebilir. Fakat şöyle bir sorun var elimizdeki hiçbir madde böylesine yüksek bir hıza dayanamaz ve muhtemelen 100.000 km hıza ulaşmadan buhar olacaktır. Bir el çırpmamızı bir saniye kabul edersek elimizi çırptığımız anda ışık, dünyayı yedi kere dolaşmış hatta bununla da yetinmeyip gözümüzü açıp kapadığımız anda aya gidip gelecektir.

Kısaca insan hayalinin ötesinde bir güç öyle bir sürate sahip olmak insan oğlunun en büyük hayali. Çünkü bu görünmezlik demek. Gözümüz bu hızda hiçbir şeyi fark edemez ve yine bu, zaman kavramının kaybolması demek çünkü ışık hızında hareket eden bir canlı birkaç dakika içerisinde bizim bir aylık hayatımızı yaşayabilecektir.

Evet karmaşık geldiğini farkındayım biraz daha basitleştirelim gündelik hayatınızda ışık hızında hareket kabiliyetiniz olduğunu düşün. 70 yıllık bir ömrümüz olsaydı o derece yüksek bir hareket kabiliyeti ile kendinizi milyarlarca yıl yaşamış gibi hissedecektiniz.

Fakat yine de ışığın hızı bile bize sonsuz bir güç vermiyor. Yaşadığımız evren o kadar büyük ki kendi galaksimizden çıkarak bir sonraki galaksiye ulaşabilmek ışık hızıyla 25.000 yıl sürecek. Düşünsenize en yakınımızdaki galaksiye bile bu kadar uzak bir mesafedeysek kim bilir evrenin daha uzak noktalarında bizleri bilmediğimiz neler bekliyor. Fakat güneşe ulaşmamız 8 dakika sürecektir bir sonraki yıldıza ise yarım saatte gidebiliriz.

Belki şu an bunlar sadece hayal. Bilim adamları ise hem ışık hızından çok daha fazla bir süratli hareket edebileceğimizi hem de zarar görmeden bu mesafeleri kat etmemizi sağlayacak yolları arıyorlar. Bunlardan bir tanesi solucan deliği ismi verilen geçitler öyle ki uzayıp bükebilirsek binlerce yıl sürecek mesafeyi birkaç saniye içinde geçmemizi sağlayan bir delik açabiliriz. Büyük bilim adamlarına göre bu tarz solucan delikleri uzayda zaman zaman meydana geliyor ve ileri bir teknoloji ile kendimizde yapabiliriz.

Yıldızlararası isimli film de bu konu geçiyor. Birkaç astronot artık yaşanılacak durumda olmayan dünya yerine yaşam olduğunu düşündükleri ama çok uzak mesafedeki gezegenlere gidiyorlar. Bu gezegenlere yaptıkları yolculukta ise solucan deliği adı verilen uzay içindeki deliklerden birinden geçiyorlar. Buradan sonrası çok ilginç çünkü gittikleri bir gezegende 45 dakika geçirmelerine rağmen dünyada 28 yıldan fazla zaman geçmişti ve bu bilimsel olarak gerçek.

Az önce söyledigim gibi ışık hızını aşar ve bu hızla uzak mesafelere yolculuğa çıkarsak zaman kavramı biz farkında olmadan değişecektir. Trilyonlarca kilometre mesafedeki gezegenlere gidip geldiğimizde birkaç hafta geçmiş gibi hissetsekte döndüğümüzde dünyadaki insanların 20 30 yıl yaşlandığını göreceğiz. Bu teoriye göre ışık hızı zamanın kendisi oluyor ilginç ve anlaşılması zor fakat keyifli anlarımız da zamanın su gibi akıp geçmesi zor günlerimizin bir türlü geçmiyor olması zaman algısının günlük hayatımızda bile değiştiğinin göstergesine bir örnek olabilir.

Yine Einstein’in bir örneği ile anlatayım. Başka bir galaksiye ışık hızıyla gittiğimizi düşünelim döndüğünde de astronot 55 yıl yaşlanmış olsun fakat astronot 55 yıl yaşlansada dünyada geçen zaman 1 milyon yıldan fazla olacak tarihin yapılmış en büyük bilimsel merkezi olarak kabul edilen ünlü Cern şehrindeki deneylerde işte bu yapılmaya çalışılıyor. Bilim adamları öncelikle ışık hızına ulaşmaya hedefleyerek bazı parçaları çarpıştımak amacındalar bunun için de boru benzeri yapılarda uzay atmosferi oluşturuldu ve içinde müthiş bir fırlatma gücüyle hareket eden parçacıklar var.Şu ana kadar ışığın hızına büyük ölçüde yaklaşıldığı belirtiliyor aynı zamanda Cerndeki deneylerde uzay benzeri ortamlar oluşturularak solucan deliği açma çalışmaları da var. Bu başarılabilirse insanlığın akışının büyük ölçüde değişeceğini emin olabilirsiniz artık mesafelerin kalmayacağı uzayın çok uzak noktalarına yolculuk yapılabileceği anlamına geliyor.

Fakat bu durum bir sorun daha doğuruyor. Buda solucan deliği gibi yoğun ısı ve çekim gücü olan yerlerden nasıl bir araç geçebilecektir bu sorunun cevabı da yine Cerndeki bilim adamları Nasanın ortak çalışmasında çözülme aşamasında. Yüksek ısıya dayanabilen ve hatta uzayı kendisi büküp ilerleyebilecek olan uzay araçları yapılıyor. Aşılması gereken bir çok sorun da bu aşamalarda ortaya çıkıyor zaten.

Mesela teorilerden birine göre ışık hızında hareket edildiğinde inanılmaz derecede bir basınç gerçekleşeceği için ağırlığınız çok ama çok fazla artacak. Milyonlarla ölçülebilecek bir kütleden bahsediyorum tüm bu problemlerin çözülmesi ile tahminlere göre 50 yıl içinde bir solucan deliği açarak buradan geçmiş olacağız.

Size ilginç bazı bilgiler de vermek istiyorum. Örneğin ışığın hızının saniyede 300.000 km olması sadece uzayda geçerlidir yani dünyada bu rakam biraz daha düşüyor gözlerimiz bu hızı daha da azaltıyor aksi halde gözümüz böyle bir hızda çalışamayacağı için görmemiz imkansız olacaktı. Gözbebeğimizin yapısı ışığın hızını düşürerek beynimizde şekillerin oluşmasına yardım ediyor tıpkı sudaki gibi. Denize girdiğinizde gözlerinizi açarsınız yavaşlamasından kaynaklı olan hareketlenmeleri görebilirsiniz. Yine Cern’de ki bilim adamları ışığın hızını düşürmek ile ilgili de bir çok çalışma yapıyorlar hatta buradaki deneylerde hız o kadar düşürülüyor ki ışığın dalgalanması çok rahat bir şekilde gözlemlenebiliyor. Onun için birkaç 1 milyar kez soğutulmuş parçacıkları ihtiyaç var.

- -
1
2 Yorumlar

2 Comments

  1. Android seruveni

    22/03/2019 at 20:52

    Bir solukta okudum daha önce çok çok belgesel izledim okumak daha güzelmiş izleyince akıldan siliniyor

  2. admin

    29/03/2019 at 23:58

    Gerçekten çok faydalı bir paylaşım. Böyle paylaşımların gelmesi ve okunması açısından sayfamızdaki gönderilerin altına yorum yapmayı unutmayın. Yorumlar geldikçe sizler için daha fayadalı paylaşımlara devam edeceğiz.

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Popüler Haberler

Başa Dön